2025.12.08 15:54 Son Güncellenme: 2025.12.08 15:55 - Teknoloji
Bilim kurgu filmleri gerçeğe dönüşüyor. Hırvat mucit Mate Rimac’ın tüm dünya tarafından merakla beklenen otonom taksi projesi "Verne", kapalı kapılar ardındaki gizli testlerini tamamlayarak bugün Zagreb’in Novi Zagreb bölgesinde asfalta teker değdirdi. Direksiyonsuz araçların trafikte süzüldüğü o anlar, otomotiv dünyasının gözünü Hırvatistan'a çevirdi.
Bugüne kadar "Project 3 Mobility" kod adıyla bilinen ve geçtiğimiz aylarda ünlü yazar Jules Verne'e ithafen "Verne" markasıyla lanse edilen otonom taksi projesi, en kritik sınavını veriyor. Mate Rimac'ın vizyoner projesi, test pistlerinden çıkarak ilk kez gerçek şehir trafiği koşullarında, Novi Zagreb sokaklarında görüntülendi.
Direksiyon Yok, Pedal Yok, Sadece Teknoloji Sabah saatlerinde Zagreb'in güneyinde, polis eskortu eşliğinde gerçekleşen test sürüşleri, görenleri hayrete düşürdü. Geleneksel otomobil tasarımını tamamen reddeden Verne, içinde bir sürücü koltuğu, direksiyon veya pedal barındırmıyor. Tamamen 4. Seviye (Level 4) otonom sürüş teknolojisiyle donatılan araç, sensörleri ve yapay zekası sayesinde kavşakları, yayaları ve diğer araçları algılayarak kusursuz bir sürüş sergiledi.
Neden "Kritik Gün"? Bugünkü testin önemi büyük çünkü Verne, ilk kez "kontrollü kaos" olarak adlandırılan gerçek şehir trafiğine maruz bırakıldı. Daha önce kampüs içinde yapılan denemelerin aksine, bugün diğer araçların ve beklenmedik trafik unsurlarının olduğu bir rotada ilerledi. Uzmanlar, bugünkü verilerin, projenin 2026 yılında Zagreb'de ticari olarak faaliyete geçip geçemeyeceğini belirleyeceğini söylüyor.
Zagreb, Avrupa’nın Otonom Başkenti Olabilir Mate Rimac'ın "lüks değil, herkes için ulaşılabilir" mottosuyla geliştirdiği bu proje, Avrupa Birliği fonları tarafından da destekleniyor. Eğer bugünkü testler ve önümüzdeki haftalarda yapılacak denemeler başarıyla sonuçlanırsa, Zagreb, dünyada robotaksi hizmetinin toplu taşımanın bir parçası olarak sunulduğu ilk Avrupa başkenti unvanını alacak. Şimdiden özel bir mobil uygulama üzerinden çağrılabilen bu araçlar, iç mekanındaki geniş yaşam alanı ve sinema benzeri eğlence sistemleriyle taksi yolculuğunu bir keyif turuna dönüştürmeyi hedefliyor.